travma sonrası stres bozukluğu şişli terapi enstitütüsü

Travma Sonrası Stres Bozukluğu Nedir?

Travma sonrası stres bozukluğu, beklenmedik travmatik olaylara maruz kalan kişilerin yaşadığı bir rahatsızlıktır. Bu rahatsızlık, genellikle şok, korku, kaygı, depresyon, öfke, vb.duygusal tepkilerle kendini gösterir. Bu tepkilerin şiddeti ve süresi kişiden kişiye değişkendir. İnsanın kişisel özellikleri, hayat deneyimleri, olayın niteliği ve çevresel desteği rahatsızlığın derecesini etkileyen etmenlerdir.

Bununla birlikte travmatik olaylar insanların hayatını ve davranışlarını ciddi şekilde etkileyebilir. Travmatik olaylar, insanların fiziksel, duygusal ve psikolojik sağlıklarını olumsuz yönde etkileyebilir. Bunlar, insanların düşünce ve davranış şekillerini değiştirebilir, ilişkilerine zarar verebilir ve hayat kalitesini düşürebilir. Aynı zamanda, travmatik olayların etkileri uzun vadede bile devam edebilir. İnsanların hayatının farklı alanlarını olumsuz yönde etkileyebilir.

Travma, olağandışı bir olaya verilen olağan tepkidir.

Travma sonrası stres bozukluğu, insanların hayatında meydana gelen travmatik olayların sonrasında ortaya çıkan ve normal yaşam aktivitelerini bozan bir durumdur. TSSB, kronik bir ruh sağlığı durumuna dönüşen artan, uzun süreli bir stres tepkisidir. TSSB’yi ayıran ana faktör kalıcılığıdır. TSSB geliştiren kişiler, travmatik bir olayın ardından uzun süreler, genellikle yıllar geçirebilirler.

Travma geçirmiş insanların çoğu akut stres belirtileri yaşarken, travma yaşayan herkes TSSB geliştirmeyebilir.

Travma sonrası stres bozukluğu, insanların beklenmedik, şiddetli veya tehlikeli olaylar sonrasındaki deneyimlerinden kaynaklanabilir. Bu olaylar arasında, askeri saldırılar, doğal afetler, terör saldırıları, tecavüz, kaza, yaşamsal tehlike gibi olaylar bulunabilir.

TSSB’nin ortaya çıkması, kişinin travmatik olaya maruz kalmasına bağlıdır. Bu durum, insanların olay sonrasında yaşadıkları duygusal ve fiziksel stres ile ilişkilidir. Ayrıca, travmatik olayın şiddeti, süresi, kişinin hayatının etkilendiği ölçüde ve kişinin çevresel desteği ile ilişkilidir. Kişisel faktörler, aile geçmişi, kişisel mücadele becerileri ve daha önce yaşanmış travmatik olaylar da bu bozukluğun ortaya çıkmasına katkıda bulunabilir.

Travma sonrası stres bozukluğu, insanların hayatını ciddi şekilde etkileyebilir. Bu bozukluk, insanların geçmişte yaşadıkları olayı hatırlamalarına, tekrarlayan hayal kırıklıklarına, korkuya, kaygıya, depresyon, uyku bozukluklarına ve diğer duygusal tepkilere neden olabilir. Ayrıca, insanların ilişkilerine, iş performanslarına ve genel hayat kalitesine de olumsuz etkisi olabilir.

Travma Sonrası Stres Bozukluğu Belirtileri Nelerdir?

TSSB, travmatik olay sonrasındaki duygusal ve fiziksel belirtileri ile kendini gösterir. Genel olarak, TSSB’nin belirtileri şunlardır:

Olayın Hatırlanması (yeniden yaşam):

  Travma yaşayan kişide olaydan sonra olayla ilgili anıların zihnine gelmesi durumu görülür. Bu anıların canlanması kişiyi genellikle çok rahatsız eder ve iç sıkıntısı, çarpıntı, terleme, titreme, nefes alamama gibi bunaltı belirtilerine sebep olabilir. Bazen de kişi olayı gerçekten yaşıyor gibi hissedebilir. Kişi bu durumu öylesine gerçekçi yaşar ki, ona uygun davranışlar gösterebilir.

Kaçınma Davranışları: 

Travmatik olay sonrasında kişi olayı hatırlatan yer, durum, konuşma, hatta duygu ve düşüncelerden mümkün olduğunca uzaklaşmaya çalışır. Olayı hatırlamak büyük bir sıkıntı, acı ve korku hissine sebep olduğu için kişi olayı hatırlatan yerlere gitmez, bu konulardan bahsetmez veya konuşulan yerlerden uzak durur. Travma yaşamış kişilerde bazen olayın ayrıntılarını unutma durumu görülebilir. Genellikle olayın en sıkıntı verici bölümleri unutulur veya çok güçlükle hatırlanır. Bu durum “olayı düşünmek istememek”ten farklıdır ve kişi hatırlamak istediği halde hatırlayamaz.

Duygusal Tepkiler:

 Kişi, travma sonrası olayı hatırladığında veya benzer bir olaya maruz kaldığında korku veya endişe duyabilir. Olaya maruz kalmasından kaynaklı suçluluk veya utanç duyabilir. Kişi, olayı hatırlamaya başladığında veya benzer bir olaya maruz kaldığında ağırlaştırılmış kaygı ve panik ataklar görülebilir. Travma sonrası olaya bağlı depresif belirtiler görülebilir. 

TSSB’nin temel semptomları, bir tetikleyiciye tepki olarak yoğun korku, öfke veya paniği içerebilir. 

Fiziksel Belirtiler:

 Kişi travmatik olay sonrasında sıklıkla baş ağrısı, yorgunluk ve halsizlik hissedebilir. şikayetiyle karşılaşabilir. Kişi, travma sonrası olayı hatırladığında veya benzer bir olaya maruz kaldığında titreme veya  nefes darlığı görülebilir. Bununla birlikte travma sonrası olayı hatırlamaya başladığında uyku bozuklukları belirebilir.

İşlev Bozuklukları:

 Kişi travmatik olay sonrasında iş performansının bozulması, ilişkilerinin zarar görmesi, sosyal ilişkilerin kırılması gibi işlev bozuklukları yaşayabilir. Travmadan etkilenmiş kişiler kendilerini diken üstünde, sürekli tetikte hissedebilirler. Her an o olay tekrar yaşanacakmış gibi gelebilir. Davranışlarını bu ihtimali düşünüp şekillendirirler, bu konuda aşırı tedbirli davranırlar.

Bu belirtiler TSSB olan bir kişinin hayatını ciddi şekilde etkileyebilir ve profesyonel yardım alması gerekmektedir. TSSB tedavi edilebilir ve insanlar travmatik olay sonrası hayatlarına devam edebilir.

TSSB ile Terapi Süreci

Travma sonrası stres bozukluğu , travmatik bir olay sonrası duygusal, fiziksel ve davranışsal tepkilerin sürekli ve aşırı şekilde devam etmesi sonucu ortaya çıkan bir bozukluktur.

Terapi desteği almak, kişilerin travmatik olayın etkilerinden kurtulmasına ve bu etkilerle başa çıkmasına yardımcı olabilir. Olayla ilişkili duygusal ve fiziksel belirtilerinin yönetilmesinde terapi desteği oldukça önemlidir.  Bununla birlikte terapi, kişinin yaşadığı  travmatik olayın kişi üzerindeki etkilerini azaltmayı hedefler. Terapi, kişinin duygusal sağlığını ve hayat kalitesini iyileştirerek, daha pozitif bir bakış açısı kazanmasına yardımcı olabilir.

EMDR (Göz Hareketleri ile Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme): 

Yaşanın olaylar beyinde o an algılandığı hali ile depolanır. Yani işlenmemiş halidir. Böylelikle kişi günlük yaşantısında bir olay ile karşı karşıya kaldığında sanki o anıyı tekrar yaşıyormuş gibi etkilenir ve tepki verir.  EMDR terapisi, bu işlenmemiş anıların olumsuz duygu ve davranışların temeli olarak görür. Gözlerin belirli sıklıktaki el hareketlerini takip etmesiyle beyindeki rahatsız edici anı yeniden işlenir. Her yeni işleme ile duygu, düşünce, ses, koku gibi bilgi kaynaklarını işlevsel hale gelir.  EMDR terapisi, beynin bozulmuş olan mekanizmasının tekrardan çalışmasını, işlenmemiş anının işlenmesini sağlar. Bununla birlikte anının kişi üzerindeki travmatik etkisi azalması hedeflenir.

Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT):

Kişinin düşünce ve davranışlarını anlamasına ve değiştirmesine odaklanan bir yaklaşımdır. Bununla birlikte, kişinin düşünce ve davranışlarını daha olumlu yönde etkilemeyi ve travmatik belirtilerin azalmasını sağlar. Terapi sürecinde, kişinin travmatik bir olaya ilişkin negatif ve yanıltıcı düşüncelerini keşfetmesine ve bu düşünceleri daha olumlu ve realistik bir şekilde değiştirmesine yardımcı olunur. Ayrıca , kişinin düşünce ve davranışları olumlu yönde etkilenir ve travmatik belirtilerin azalması amaçlanır.

Uzman Bir Psikolog Desteği Almak

TSSB, kişinin gündelik yaşamını olumsuz anlamda etkileyebilir. Terapi desteği almak, kişinin histerik semptomlarını yönetmesine ve hayatının kalitesini arttırmasına yardımcı olabilir.

Terapi desteği aynı zamanda kişinin kendine ve hayatına yönelik pozitif düşünceler oluşmasına, kendine yönelik yıkıcı düşünceleri yok etmesine, kendine ve hayatına yönelik pozitif düşünceler oluşmasına yardımcı olmaktadır.

Bu nedenle psikolojik destek almak, TSSB’li kişiler için önemli bir tedavi yöntemidir. Uzman bir psikolog, kişinin histerik semptomlarını ve nedenlerini anlamaya çalışarak, semptomların azalması ve anlaşılması yönünde uygun tedavi yöntemlerini belirlemeyi amaçlar. Siz de bu konuda zorluk yaşıyorsanız, İstanbul Beşiktaş’ta bulunan ve Şişli Terapi Enstitüsü bünyesinde barındırdığımız uzman terapistlerimizden psikolojik destek alabilirsiniz.

*Bu İnternet Sitesi ve örn., okuduğunuz, dinlediğiniz veya gördüğünüz her türlü içeriği yalnızca bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Şişli Terapi Enstitüsü, bu İnternet Sitesinde yer alan bilgilerin doğru ve güncel olması konusunda büyük bir özen göstermektedir. Ancak; İnternet Sitesi veya içeriği ile ilgili herhangi bir sorumluluk kabul etmemektedir. Yani hususi olarak; İnternet Sitesi ve sunulan bilgilerin veya bağlantı verdiği içeriklerin kesinliği, eksiksizliği, yasalara uygunluğu, güncelliği, kullanılabilirliği veya doğruluğu ile ilgili herhangi bir sorumluluk üstlenmemektedir.

*Şişli Terapi Enstitüsü, İnternet Sitesinde yer alan eskimiş bilgileri kaldırmakla veya güncellemekle veya düzeltmekle yükümlü değildir. Şişli Terapi Enstitüsü ayrıca, bu İnternet Sitesinde yer alan bilgileri dilediği vakit, önceden bildirmeksizin, düzeltme, genişletme veya herhangi diğer bir şekilde yeniden düzenleme hakkını saklı tutmaktadır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Ara

Yeni Yazılar

Sosyal Medyalarımız

Şişli Terapi Enstitüsü

Şişli Terapi Enstitüsü olarak insan yavrusunun sahip olduğu büyük potansiyele ve bu potansiyelin önündeki engellerin farkında olarak bireylere psikolojik destek sunmayı amaçlamaktayız.