Disosiyatif Kimlik Bozukluğu Nedir?

Disosiyatif Kimlik Bozukluğu Nedir? Şişli Terapi Enstitüsü, Beşiktaş terapi, Nişantaşı Terapi, Sarıyer Terapi

Disosiyatif kimlik bozukluğu, çoklu kişilik bozukluğu olarak da adlandırılabilen kişinin esas kimliğinin bölünüp ‘’alter’’ de denilen birden fazla farklı kişiliğin var olmasıyla karakterize bir bozukluktur.

Bu kişiliklerin her biri kendine has davranış, bellek, beceri, hastalıklar geliştirebilirler ve birbirlerinden oldukça farklı kişilik özelliklerine sahip olabilirler. Bu kişilikler birbirlerinden tamamen habersizdir. Her zamanki ‘’çekirdek’’ kişiliklerinin yanı sıra 2 veya daha fazla alternatif kimliğe sahip olurlar. Genelde alter sayısı 10 civarı olabilmekte bunun yanı sıra 2 veya 100’den fazla da olabileceği bilinmektedir. Her bir karakter kendi hayat hikayesine, farklı davranış örüntülerine, alışkanlıklara, farklı kişisel görünüme ve farklı ideolojilere sahip olabilir. Üstelik karakterler farklı cinsiyetlere de sahip olabilir. 

Eşlik Eden Tanılar

Disosiyatif kimlik bozukluğuna genellikle baş ağrısı, halüsinasyonlar, intihar girişimleri, kendini yaralama davranışları, amnezi, depersonalizasyon (bireyin kendinden uzaklaşması, kendine yabancılaşma, bedenini uzaktan seyretme hissi ve düşüncelerinden uzaklaşması) eşlik edebilir. Bilinçte, duygulanımda, motivasyonda, hafıza ve kimlik devamlılığında ani bozulmalar görülebilir. Ağır düzey disosiyatif bozuklukta ‘’füg’’ denilen kişinin evinden ve işinden uzaklaşıp önceki kimlik özelliklerini (ad, aile, iş) anımsamayarak yeni iş ve kimlik edinme davranışları da görülebilmektedir.

Nedenleri Nelerdir?

Disosiyatif kimlik bozukluğunun nedeni çocukluk döneminde yaşanan travmatik / stresli yaşantılardır. Bu bozukluğa sahip olan kişilerin çocukluklarında, fiziksel, duygusal taciz ve ihmale uğradıkları görülmüştür. Disosiyatif kimlik bozukluğunun ergenliğe kadar teşhis edilmesi zordur ve kadınlarda daha çok görülür. Kadınlarda daha çok görülmesinin bir nedeni olarak kadınların erkeklerden daha fazla tacize uğraması söylenebilir.

Disosiyatif Kimlik Bozukluğuna Sahip Olmak

Bu bozukluğa sahip kişiler genelde:

  • ‘’Sürekli yalan söylemekle suçlanıyorum’’
  • ‘’Bazen kendi hareketlerimi dışarıdan izliyormuşum gibi hissediyorum’’
  • ‘’Yola çıkıyorum, bir yere geliyorum fakat oraya nasıl geldiğimi bilmiyorum’’
  • ‘’Geçen gün otururken hiçbir şey yapmadan 2 saat boyunca karşımdaki duvara baktığımı fark ettim’’
  • ‘’Sanki içimde beni farklı şekilde davranmaya iten biri var gibi hissediyorum’’ gibi söylemlerde bulunabilirler.

Disosiyatif Kimlik Bozukluğunun Tedavisi

Tedavinin amacı belirtileri hafifleterek kişiyi günlük hayatında daha işlevsel kılma, güvenliğini sağlama farklı kişilikleri tek bir kimliğe entegre etmektir. Ayrıca stresle ve travmatik durumlarla başa çıkma, duygu düzenleme becerileri kazandırma gibi kişiye fayda sağlayacak yöntemlere de başvurulur.

 Psikodinamik tedavi disosiyatif kimlik bozukluğunda en çok kullanılan yaklaşımdır. Psikodinamik tedavide bu bozukluğun üzerindeki baskının üstünden gelmek esastır. Bu terapide kullanılan hipnoz yöntemi, bastırılmış yaşantılara erişmek ve bilinçaltına itilen anların canlandırılması amacıyla kullanılabilmektedir.

Tipik olarak hipnozda kişinin zihninde, çocukluğundaki travmatik olaylara geri dönmesi için teşvik edilir fakat bazı durumlarda geri kazanılan anıları teşvik etmek için hipnoz kullanmak, semptomları daha da kötüleştirebilir bu nedenle hipnozun uzman kişilerce yapılması önemlidir. Disosiyatif kimlik bozukluğu çoğu zaman anksiyete ve depresyon ile birlikte görülür bu nedenle disosiyatif kimlik bozukluğuna eşlik eden rahatsızlıkların tedavisinde antidepresan ve anksiyete ilaçları kullanılabilir. Bu ilaçların kullanımının disosiyatif kimlik bozukluğu üzerinde bir etkisi yoktur, bu nedenle psikoterapi en iyi tedavi yöntemidir. Empati becerisine ve destekleyici bir tutuma sahip bir terapistin rehberliği, alter kimliklerin tam işlevli tek bir kimliğe entegrasyona ve başa çıkma becerilerinin geliştirilmesine destek olur. Bu kişiler psikoterapi ile hayatlarında daha yüksek işlev kazanırlar ve böylece, güvenli sosyal bir yaşama sahip olabilirler.

Şişli Terapi Enstitüsü‘nde bulunan uzman kadromuz bu sorunu aşmanıza destek olabilir. Terapi sürecine başlamak için  0552 347 00 20 numaradan bizlere ulaşabilirsiniz.

*Bu İnternet Sitesi ve örn., okuduğunuz, dinlediğiniz veya gördüğünüz her türlü içeriği yalnızca bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Şişli Terapi Enstitüsü, bu İnternet Sitesinde yer alan bilgilerin doğru ve güncel olması konusunda büyük bir özen göstermektedir. Ancak; İnternet Sitesi veya içeriği ile ilgili herhangi bir sorumluluk kabul etmemektedir. Yani hususi olarak; İnternet Sitesi ve sunulan bilgilerin veya bağlantı verdiği içeriklerin kesinliği, eksiksizliği, yasalara uygunluğu, güncelliği, kullanılabilirliği veya doğruluğu ile ilgili herhangi bir sorumluluk üstlenmemektedir.

*Şişli Terapi Enstitüsü, İnternet Sitesinde yer alan eskimiş bilgileri kaldırmakla veya güncellemekle veya düzeltmekle yükümlü değildir. Şişli Terapi Enstitüsü ayrıca, bu İnternet Sitesinde yer alan bilgileri dilediği vakit, önceden bildirmeksizin, düzeltme, genişletme veya herhangi diğer bir şekilde yeniden düzenleme hakkını saklı tutmaktadır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Ara

Sosyal Medyalarımız

Şişli Terapi Enstitüsü

Şişli Terapi Enstitüsü olarak insan yavrusunun sahip olduğu büyük potansiyele ve bu potansiyelin önündeki engellerin farkında olarak bireylere psikolojik destek sunmayı amaçlamaktayız.