Deprem Sonrası Yaşanan Semptomlar

Deprem Sonrası Yaşanan Semptomlar, Şişli Terapi Enstitüsü, Nişantaşı, Beşiktaş, Sarıyer

Deprem, insan hayatını tehdit eden ve travmatik etkiler bırakan bir doğal afettir. Depremi yaşayan kişilerde şok, inkar, öfke, sinirlilik, depresyon, keder, kaygı ve korku gibi psikolojik semptomlar görülebilir. Bu semptomlar kişinin günlük işlevselliğini ve yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle deprem sonrası psikolojik destek almak önemlidir. Psikiyatristler, psikologlar deprem sonrası travma yaşayan kişilere yardımcı olabilirler.

Depremin Rahatsız Edici Bir Biçimde Yeniden Hatırlanması 

Yeniden yaşama tepkisi, depremle ilgili anıların tümünün ya da bir kısmının istem dışı olarak hatırlanması biçimleriyle görülür. Olayın yeniden hatırlanması sırasında bu dönemde yaşanan duygu ve düşünceler yeniden ortaya çıkar. Bunlar korku, panik, dehşet, öfke, üzüntü, çaresizlik ve umutsuzluk gibi duygulardır. Kişiyi ağlamaklı ve huzursuz eden böyle bir duygu yumağı yaşadığınız zamanlarda, deprem deneyiminin var olan güven duygunuzu ve adil dünya inancınızı sarsarak sizi ne kadar hassaslaştırdığını düşünürsünüz. Zaman zaman da “deprem sırasında daha farklı davransaydım değişen ne olurdu?” biçiminde düşünebilirsiniz. Böyle düşündüğünüzde öfke, suçluluk, utanç gibi olumsuz duygular yaşayabilirsiniz. Bu tür duygu ve düşünceler, yaşanılan olayların farklı gelişmiş olmasını arzu etmekten ve yaşadığınız deprem deneyimine anlam verme çabalarından kaynaklanmaktadır. Oysa yaşamınızı tehdit eden olağandışı bir deneyim sırasında verilen hiçbir tepki anormal değildir.

Tekrarlayıcı ve Rahatsız Edici Rüyalar, Kabuslar, Uykusuzluk 

Rahatsız bir uyku, uyku sırasında bağırmalar ve sayıklamalar, ter içinde uyanma gibi durumlar olabilir. Çoğu kez bu rahatsız edici rüya ve kabuslar, deprem anılarının geceleri yeniden canlanması ile ilgilidir. Başka bir deyişle, uyanıkken yaşanan olayla ilgili acı verici anılara geri dönme deneyimleri rüya ve kabus yoluyla uykuda yeniden yaşanır. Normalde dış dünyadan alınan bilgiler uyku sırasında bilgi işleme sürecine girerek belleğe yerleşir. Rüya ve kabuslar yaşanan travmanın çözüm işlemi ile ilgili sürecin birer parçasıdır. Yani gündelik ve olağan yaşantıların dışında kalan deprem gibi bir felaketin bilgi işleme süreci içine sokularak anlaşılmaya çalışıldığının işaretidir. Gece bedeninizin pek çok sistemi bir dinlenme içine girerken beyniniz uyumamakta ve depreme anlam verip çözmeye çalışmaktadır. Rahatsız edici rüyaların hepsi yaşanmış deprem deneyimi ile ilgili olmayabilir. Bazı kabuslar deprem teması içerirken diğerleri tamamen farklı temalar içermekte, ancak depreminkine benzer duyguları (korku ve çaresizlik gibi) harekete geçirmektedirler. 

Deprem Anılarına Geri Dönme

Acı verici anıların gözler önünde canlanması biçimindeki tepki, deprem yaşantısının yeniden hatırlanması deneyimine oranla daha az görünmektedir. Bu tür “geri dönüşler” geçmişteki deprem yaşantısın güçlü ve rahatsız edici duygularla birlikte ani ve gerçeğe yakın biçimde yeniden yaşanmasıdır. Rahatsız edici bu tür duygular o kadar güçlüdür ki, birey sanki deprem yeniden oluyormuş gibi tepkiler verir ve bu esnada ortaya çıkmış tüm bedensel tepkiler yeniden oluşur. Bu dönemde kişi depremde yaptıklarına benzer tepkiler vererek etrafta olan bitenin farkında değildir. Geri dönüşler birkaç saniye ile birkaç dakika arasında (nadiren birkaç saat) devam etmekte ve bazen kişi bu süre içinde yaptıklarını hatırlayamamaktadır. Geri dönüşler kişiye çıldırdığını ve kontrolü tamamen yitirdiğini düşündürebilir. Bu nedenle kişi bu tür deneyimlerini anlatmaktan kaçınabilir. Geri dönüşler kesinlikle çıldırma belirtisi değildir. Yalnızca yaşadığınız anlaşılması güç, acı verici deneyime beyninizin anlam verme çabalarının bir işaretidir.

Deprem Sonrası Yaşanan Semptomların Tedavi Süreci

Travma sonrası stres hastalığı, kişiye ve ailesine büyük sıkıntılar yasatır, ancak tedavi edilebilen bir hastalıktır. Travmalardan etkilenmiş bir çok kişi;

  • Yaşadıklarının bir ruhsal rahatsızlık olduğunu bilmediği ve ya belirtileri kendi güçsüzlüğüne-eksikliğine bağladığı için,
  • Sorunların tedavi edilebileceğini bilmediği için,
  • Tedavi imkanlarına nasıl ulaşacağını bilmediği için,

Sorunlarını konuşmaya utanıp sıkıldığı için ve ya rahatsız olduğu için… tedaviye başvurmuyor . Oysa ki bu sorunların psikolojik yollarla başarılı biçimde tedavisi mümkündür. Bu sorunların farkına varıp, yardım aramak sorunların çözümünü kolaylaştıracaktır. Lütfen kendinizde ve ya yakınlarınızda travma ile ilgili ruhsal sorunlar görüyorsanız, bu konuda danışmanlık ve bilgi alabileceğiniz merkezlere başvurunuz. Şişli Terapi Enstitüsü olarak tedavi süreci ile ilgili kurumumuzla iletişime geçebilirsiniz.

*Bu İnternet Sitesi ve örn., okuduğunuz, dinlediğiniz veya gördüğünüz her türlü içeriği yalnızca bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Şişli Terapi Enstitüsü, bu İnternet Sitesinde yer alan bilgilerin doğru ve güncel olması konusunda büyük bir özen göstermektedir. Ancak; İnternet Sitesi veya içeriği ile ilgili herhangi bir sorumluluk kabul etmemektedir. Yani hususi olarak; İnternet Sitesi ve sunulan bilgilerin veya bağlantı verdiği içeriklerin kesinliği, eksiksizliği, yasalara uygunluğu, güncelliği, kullanılabilirliği veya doğruluğu ile ilgili herhangi bir sorumluluk üstlenmemektedir.

*Şişli Terapi Enstitüsü, İnternet Sitesinde yer alan eskimiş bilgileri kaldırmakla veya güncellemekle veya düzeltmekle yükümlü değildir. Şişli Terapi Enstitüsü ayrıca, bu İnternet Sitesinde yer alan bilgileri dilediği vakit, önceden bildirmeksizin, düzeltme, genişletme veya herhangi diğer bir şekilde yeniden düzenleme hakkını saklı tutmaktadır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Ara

Sosyal Medyalarımız

Şişli Terapi Enstitüsü

Şişli Terapi Enstitüsü olarak insan yavrusunun sahip olduğu büyük potansiyele ve bu potansiyelin önündeki engellerin farkında olarak bireylere psikolojik destek sunmayı amaçlamaktayız.