Çocuklarda Dil Gelişimini Desteklemek

Çocuklarda Dil Gelişimini Desteklemek, Şişli Terapi Enstitüsü, Nişantaşı, Beşiktaş, Sarıyer,

Bebekler, doğuştan dil ve konuşma yeteneğiyle doğarlar; ancak yönlendirme çok önemlidir. Araştırmalar, çocuğun nasıl ve ne zaman konuşmayı öğrendiği konusunda, ailesinin desteğinin olumlu etkisi olduğunu göstermektedir.Dil kazanımı temelde aynı sırayı izlese de, bu gelişimin hızı sosyal çevreden etkilenmektedir.

  Erişkinlerin bebekle erken dönemden başlayarak kurdukları sözel iletişim bebeğin anadilini öğrenmesinin temelini oluşturur. Çevre ve özellikle anne tarafından çocuğa sunulan sözel uyaran zenginliğinin dil gelişimini olumlu etkileyeceği bildirilmektedir. Bakımevlerinde büyüyen çocuklar aile içinde büyüyen çocuklara oranla daha çok ağlarlar fakat daha az hecelerler. Bunların konuşmayı daha geç öğrenmeleri göstermiştir ki, sıkı kişisel ilişkiler dil gelişiminde önemli bir etkendir. Aile bireyleri özellikle anne ile çocuk arasındaki sağlıklı ilişkiler dil gelişimini olumlu etkiler. Bu konuda ailenin genişliği de önemlidir. Ailede tek olan çocuk daha çabuk ve düzgün konuşur çünkü ailenin tek ilgi merkezidir. Çocukların konuşmayı öğrenmesi çok karmaşık bir süreçtir. Bu aşamada anne babaların katkısı çok önemlidir.

İyi Bir İletişim Partneri Olun

Değer verdiğimiz bir insanla iletişim kurmak isteriz. Bir bebek kendini güvende hissedip sevildiğini gördüğünde iletişim kurmak ister. Bebekler iletişim kurmaktan keyif aldıklarında, kurulan iletişim sevgi dolu ve samimi olduğunda daha çok etkileşim kurmak isterler. İyi bir iletişim dil gelişimini olumlu şekilde etkileyecektir.  

Cevap Verin ve Sıra Alın

Bebeğiniz ses çıkardığında veya çocuğunuz bir sözcük kullandığında ona cevap verip onun tekrar sıra alarak sözel iletişim kurması için bekleyin. Çok konuşarak ve çocuğa sözel tepkiler verme fırsatı tanımayarak sohbeti kendi kontrolünüz altına almaya çalışmayın. Aksine, etkileşiminizde eşit olarak sıra almaya özen gösterin, çocuğun temposuna ayak uydurmaya çalışın.

Sözel Olmayan İletişime de Önem Verin

Konuşamayan bir bebek de size bir şeyler anlatmaya çalışabilir. Bir mırıldanma, bebeğin yorulduğu ya da sıkıldığı anlamına gelebilir. Bazen bebeğin kafasını çevirmesi, etkileşimi sonlandırma isteğini belirtebilir. Ebeveynler çocuklarının sözel olmayan bu gibi tepkilerini anlayıp uygun tepkiler verdiklerinde; çocukları onların iletişimsel partnerleri olduğunu daha iyi anlar.

Öz Konuşma ve Paralel Konuşma Yapın

Öz konuşma, yetişkinlerin o anda ne yaptıklarını çocuklarının yanında dile dökmeleri anlamına gelir. Örneğin kıyafet değiştirme sırasında anne; “şimdi üstünü değiştiriyorum, kollarını kaldırıyorum, kazağını giydiriyorum, işte giyindin” şeklinde kendi eylemlerini dil e dökebilir. Bunun gibi paralel konuşma, ebeveyn çocuğun yaptıklarını dile döktüğünde gerçekleşir. Örneğin; “sen şimdi tostunu yiyorsun, yanında da sütünü içiyorsun” gibi çocuğun yaptığı aktivite dil e dökülür. Bu teknikler sözcüklerin çocuğun yaşantısına girmesi ve bir anlam ifade etmesi için faydalıdır. 

Ortak Dikkati Sürdürün

Ortak dikkat hem yetişkin hem de çocuk aynı anda aynı şeye odaklandıklarında gerçekleşir. Bu nedenle etkileşim kurarken çocuğun ilgisinin anlatım yapılacak nesne veya aktivitenin üzerine gelmesini beklemek ya da o noktaya işaret ederek çocuğun ilgisini çekmeye çalışmak gerekebilir. Bu tarz bir ortak dikkatin dil gelişimini desteklediği yapılan çalışmalarla ortaya konmuştur.

Çocuk Odaklı Konuşun

Öğretmenler ve ebeveynler genellikle çocuklarla iletişim kurarken yetişkinlerle konuştuklarından daha farklı, daha basit ve daha vurgulu bir biçimde iletişim kurarlar. Özellikle yaşlı insanların torunlarıyla sohbeti sırasında doğal biçimde kullandıkları bu yönteme çocuğa yönelik konuşma ya da çocuk odaklı konuşma adı verilir. Bu iletişim biçiminin özelliklerinden bazıları;

  1. Kısa cümlelerden oluşması ve dil bilgisel açıdan sınırlı olması
  2. Abartılı tonlama ve vurgular içermesi
  3. Sözcükler ve ifadeler arasında uzun duraklar bırakılması
  4. Sürekli sözcük tekrarları içermesi
  5. Sözcük içinde yer alan ünlülerin uzatılması
  6. Gerçekte olmayan bazı uydurma sözcükler içermesi
  7. Orada bulunan şeylerle ilgili olmasıdır.

*Bu İnternet Sitesi ve örn., okuduğunuz, dinlediğiniz veya gördüğünüz her türlü içeriği yalnızca bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Şişli Terapi Enstitüsü, bu İnternet Sitesinde yer alan bilgilerin doğru ve güncel olması konusunda büyük bir özen göstermektedir. Ancak; İnternet Sitesi veya içeriği ile ilgili herhangi bir sorumluluk kabul etmemektedir. Yani hususi olarak; İnternet Sitesi ve sunulan bilgilerin veya bağlantı verdiği içeriklerin kesinliği, eksiksizliği, yasalara uygunluğu, güncelliği, kullanılabilirliği veya doğruluğu ile ilgili herhangi bir sorumluluk üstlenmemektedir.

*Şişli Terapi Enstitüsü, İnternet Sitesinde yer alan eskimiş bilgileri kaldırmakla veya güncellemekle veya düzeltmekle yükümlü değildir. Şişli Terapi Enstitüsü ayrıca, bu İnternet Sitesinde yer alan bilgileri dilediği vakit, önceden bildirmeksizin, düzeltme, genişletme veya herhangi diğer bir şekilde yeniden düzenleme hakkını saklı tutmaktadır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Ara

Yeni Yazılar

Sosyal Medyalarımız

Şişli Terapi Enstitüsü

Şişli Terapi Enstitüsü olarak insan yavrusunun sahip olduğu büyük potansiyele ve bu potansiyelin önündeki engellerin farkında olarak bireylere psikolojik destek sunmayı amaçlamaktayız.