Boşanma Sonrası Çocuklara Nasıl Yaklaşmalıyız?

Boşanma Sonrası Çocuklara Nasıl Yaklaşmalıyız? Şişli Terapi Enstitüsü, Beşiktaş, Nişantaşı, Sarıyer
  • Boşanma Sonrası Çocuklara Nasıl Yaklaşmalıyız?
  • Boşanmanın Çocuklar Üzerindeki Etkisi
  • Boşanma Sonrası Koruyucu Faktörler Ve Risk Faktörleri
  • Anne-Baba Çocuğa Boşanma Kararını Nasıl Açıklamalıdır?
  • Boşanma Sonrası Çocuğa Yaklaşım
  •  Boşanma Sonrası Anne- Babanın rolü

Boşanma hem ebeveyn hem de çocuk için önemli bir değişim sürecidir. Bu süreçte ve sonrasında ebeveynler arasındaki iletişim ve iş birliği oldukça önemlidir. Bu iletişimin ve iş birliğinin sağlıklı olması hem çocuğun yaşamındaki değişiklikleri hem de boşanma durumunun çocuğu olumsuz etkilemesini en aza indirmektedir. Çocuğun, her iki ebeveyn ile güvenli, yakın ve destekleyici bir ilişkisi olduğunda psikolojik sağlığı da daha iyi olacaktır.  nasıl açıklanmalı. çocuklar üzerindeki etkisi.

Boşanmanın Çocuklar Üzerindeki Etkisi

Boşanmanın her yaş grubu için etkileri aynı olmamaktadır. Çünkü yaşlarına göre çocuklar, boşanmaya birbirinden farklı anlamlar yüklemektedir. Buna sonuç olarak çocuklar, farklı boşanma yaşantıları deneyimlemektedir. Örneğin okul öncesi dönemdeki bir çocuk, bilişsel anlamda boşanmayı anlamlandıramayabilir. Boşanmanın olumsuz durumlar doğuracağı fikri ile ebeveynler kaygı yaşayabilirler. Fakat boşanmanın olumsuz etkilerini en aza indirmek mümkündür.  Bu noktada boşanmanın koruyucu faktörlerini ve risklerini açıklamak uygun olacaktır. Bu iki faktörün de boşanma sürecinde göz önünde bulundurulması önemlidir. Çocukla, boşanma sonrası her iki ebeveynle de bireysel ilişkilerinin iyi olması, ebeveynlerinden ihtiyacı olan duygusal desteği alıyor olması en önemli koruyucu faktörlerdendir. Bunlar dışında diğer koruyucu faktörler; çocuğun boşanma sonrası günlük rutinlerine devam edebiliyor olması, ebeveynler arasındaki çatışmaların azlığı, çocuğun sosyal desteğe sahip olması ve çocuğun boşanma öncesinde bu duruma psikolojik olarak hazır olmasıdır. Koruyucu faktörlerin fazla olması durumunda çocuk, boşanmanın getirdiği zorlukların üstesinden daha kolay  gelebilmekte ve yeni yaşamına uyumu kolaylaşmaktadır. 

Boşanma Sonrası Koruyucu Faktörler Ve Risk Faktörleri

Ebeveynler arasında çatışmaların var olması, boşanmanın beraberinde getirdiği ekonomik zorluklar veya velayete sahip ebeveynin yeni yaşamına uyum sağlama sorunları vb. durumlar boşanmanın risk faktörleri arasında sayılabilmektedir. Burada önemli olan, risk faktörlerinin en aza indirip koruyucu faktörlerin artmasını sağlamaktır. Ve tabii ki, boşanma durumunu çocuğa açıklama şekli de koruyucu etki ya da risk faktörü taşıyabilmektedir. Çocuk, doğal olarak anne babayı boşanma öncesinde her zaman birlikte görüp, bundan sonrası için de böyle olmasını isteyebilir. Çocuğun bu tür isteklerine saygıyla yaklaşmak gerekmektedir. Çocuğun duygularını yıpratmadan, alıştırarak boşanmayı onun anlayacağı şekilde açıklamak önemli koruyucu faktörlerdendir. çocuklar üzerindeki etkisi.

Anne-Baba Çocuğa Boşanma Kararını Nasıl Açıklamalıdır?

  Boşanma kararının çocuğa açıklanması, genellikle ebeveynlerin zorlandığı kısımlardandır. Bunun için öncelikle ebeveynlerin kararlarından emin olmaları, kararlarını kesinleşmeden çocuklarıyla bu düşüncelerini paylaşmamaları gerekmektedir. Kararları kesinleştikten sonra, ebeveynler öncelikle boşanma kararının sorumluluklarını almalı, çocuğun ebeveynlerinin boşanması konusunda kendisini suçlamasının önüne geçmelidirler. Neden ayrılmaya karar verdiklerini bildirmeleri ve gereğinden fazla bilgi vermemeye dikkat etmelidirler. Bu dengenin sağlanıyor olması oldukça önemlidir. Aynı zamanda çocuk, anne ve babasının boşanacağı haberini üçüncü bir kişiden değil bizzat anne babasından duyması ve bunu kendisini güvende hissettiği bir ortamda duyması oldukça kıymetlidir. Boşanmayla birlikte çocuğa ihtiyaçlarının karşılanacağı ve her zaman sevileceği anlatılmalı ve bu süreçte çocuğun boşanmayla ilgili duygu ve düşünceleri göz önünde bulundurulması önemlidir. Çocuğun kafasında bu süreçle ilgili birtakım soru işaretleri varsa bunları yanıtlamak, kaygılandıysa eğer, bu kaygılara cevap olabileceği nitelikte yanıtlar vermek önemlidir.

Boşanma Sonrası Çocuğa Yaklaşım

Boşanma sonrasında anne babanın, çocuğu ile kurduğu ilişkinin kaliteli olması ve çocuğa karşı tutarlı yaklaşması çocuğun belirsizlik, kaygı, güvensizlik gibi duygular yaşamasının önüne geçmektedir. Anne ve baba, çocuğun yaşadığı duygulara önem vermeli, hissettiklerini rahatça ifade etmesine olanak sağlamalıdırlar. Çocuklar, boşanma sonrasında yaşamlarının, düzenlerinin nasıl değişeceği konusunda kaygılanabilirler. Bu kaygının giderilmesi, ebeveynler tarafından çocuğa ne kadar bilgi verildiği ve çocuğun yaşına uygun beklentiler belirtilip belirtilmediğiyle ilişkilidir. Örneğin boşanma sonrasında nasıl bir düzen oluşturacağı konusunda çocuğa karar verme yetkisinin verilmesi, çocuk için zorlayıcı olabilmektedir. Bu durumda çocuğun, kararsızlık yaşayabilmesi mümkündür.  Bundan dolayı anne ve babanın boşanma öncesinde ve sonrasında çocuğun gelişim dönemlerine uygun beklentiler oluşturması gerekir. Ebeveynler ,çocukla ilgili konularda ortak hareket etmeli, çocuğun ihtiyaçlarını önemsediklerini çocuğa hissettirmelidirler.

 Boşanma Sonrası Anne- Babanın rolü

Bu sürecin sonrasında iki taraf da artık eş olmasa da anne baba rollerine devam eder. Dolayısıyla anne baba rolü içerisinde bazı çatışmalar, fikir ayrılıkları yaşanabilir. Bu fikir ayrılıkları konusunda, çocuğun gelişim dönemine uygun olduğu durumda çocuğa demokratik bir tutum ile fikri sorulabilir. Fakat hiçbir zaman çocuk, anne babası arasında söz taşıyan bir kişi olmamalıdır. Böyle olduğu takdirde çocuk, anne ve babaya karşı öfke gibi olumsuz duygular yaşayabilir. Boşanma sonrasında velayeti almayan ebeveynin, çocuğun hayatındaki varlığını ve yakın ilişkisini sürdürüyor olması son derece önemlidir. Bunun için görüşmelerin düzenli yapmak ve bu görüşmelerin günü, saati konusunda çocuğa bilgi vermek gerekir. Bununla birlikte çocuk için önemli olan aktivitelerin, özel günlerin (doğum günleri, özel bir gösteri gibi) her zaman iki ebeveynin katılımıyla gerçekleştirilmesi, çocuğun ebeveynlerini birlikte görmesi önemlidir. 

Ebeveynler çocuğu, aralarında geçen çatışmalardan uzak tutmalı, çocuğu velayeti almayan ebeveynden mahrum bırakmamalıdır. Ebeveynler arasında yaşanan bir anlaşmazlık durumunda velayeti alan ebeveyn öç almak için diğer ebeveyni çocuğu göstermeyerek cezalandırmamalıdır. Çünkü burada zarara uğrayacak olan kişi ilk olarak çocuk olur. Dolayısıyla karşı tarafa zarar vermeye çalışan ebeveyn kendi çocuğuna zarar vermiş olur. Bu yüzden ebeveynlerin arası bozuk olsa bile diğer ebeveynin çocuğunu görebileceği, ortak aktivitelere dahil edilebileceği bir durum oluşturulması önemlidir.

 Ebeveynler boşanma sonrasında, boşanmayı olumsuz bir durum gibi anlamlandırıp bunu telafi etmek için çocuğa önceden koyulan sınırları ihlal edebilmektedirler. Örneğin çocuğun teknoloji kullanımı sınırını ortadan kaldırılarak çocuğa sürekli hediyeler alabilirler. Bu durum çocuğu olumsuz yöne etkileyebilir. Çünkü ebeveynler bu sınırları ihlal ettiklerinde, çocuğun aslında hayattan keyif almamasına, doyumsuz bir hayat yaşamasına sebep olabilmektedir. Ve daha önce belli sınırlar çerçevesinde ulaştığı, zevk aldığı şeyler artık çok kolay ulaştığı sıradan şeyler haline gelir. Bu durum beraberinde de bir mutsuzluk yaratabilir. Bu nedenle ebeveynlerin en çok dikkat etmesi gereken durumlardan biri, çocuk için önemli olan koruyucu sınırları korumak ve bu sınırların esnemesi gerektiğinde de çocuğun gelişimini aksatmayacak şekilde esnetmektir. 

**  Bu konular hakkında detaylı bilgi almak için Şişli Terapi Enstitüsü’ne 0552 347 00 20  ulaşabilirsiniz. BEŞİKTAŞ/ BALMUMCU  

*Bu İnternet Sitesi ve örn., okuduğunuz, dinlediğiniz veya gördüğünüz her türlü içeriği yalnızca bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Şişli Terapi Enstitüsü, bu İnternet Sitesinde yer alan bilgilerin doğru ve güncel olması konusunda büyük bir özen göstermektedir. Ancak; İnternet Sitesi veya içeriği ile ilgili herhangi bir sorumluluk kabul etmemektedir. Yani hususi olarak; İnternet Sitesi ve sunulan bilgilerin veya bağlantı verdiği içeriklerin kesinliği, eksiksizliği, yasalara uygunluğu, güncelliği, kullanılabilirliği veya doğruluğu ile ilgili herhangi bir sorumluluk üstlenmemektedir.

*Şişli Terapi Enstitüsü, İnternet Sitesinde yer alan eskimiş bilgileri kaldırmakla veya güncellemekle veya düzeltmekle yükümlü değildir. Şişli Terapi Enstitüsü ayrıca, bu İnternet Sitesinde yer alan bilgileri dilediği vakit, önceden bildirmeksizin, düzeltme, genişletme veya herhangi diğer bir şekilde yeniden düzenleme hakkını saklı tutmaktadır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Ara

Sosyal Medyalarımız

Şişli Terapi Enstitüsü

Şişli Terapi Enstitüsü olarak insan yavrusunun sahip olduğu büyük potansiyele ve bu potansiyelin önündeki engellerin farkında olarak bireylere psikolojik destek sunmayı amaçlamaktayız.